Panik!
Bazen olur, hani o sabah mis gibi uyanıp, kahve kokusunu içimize çektiğimiz anlar var ya… İşte tam o büyülü anın ortasında, aniden bastıran bir yağmur, çadırı yerden sökmeye çalışan bir rüzgâr ya da el fenerinin gözümüzün önünde son nefesini vermesi… Biliriz hepimiz, kampın büyüsü bu beklenmedik anlarda saklıdır biraz da. Ama o anları paniklemek yerine, bir ustalıkla yönetebilmek, asıl macera orada başlar. Benim için kriz anları, tıpkı bir yemeğin en zorlu ama en lezzetli aşaması gibidir; doğru malzemelerle ve ustaca dokunuşlarla üstesinden gelindiğinde, geriye unutulmaz bir deneyim ve kocaman bir gurur kalır.
Biz kampçılar, doğanın kollarında huzur bulmayı seven, her anı bir kutlamaya dönüştüren insanlarız. Ama bu kutlamanın kesintisiz sürmesi için, ufak tefek pürüzlere değil, beklenmedik büyük olaylara da hazırlıklı olmak gerekir. Bu yazıda, o "ah keşke!" dedirten anları "iyi ki yanımda vardı!" nidalarına çevirecek,
kamp hayatının sunduğu sürprizlere karşı nasıl dimdik duracağımızı, adeta bir mutfak şefi titizliğiyle nasıl hazırlanacağımızı konuşacağız. Her kamp tecrübesi, bir sonraki maceranın tohumlarını eker, biz de bu tohumları krizlere karşı dayanıklı, güçlü fideler olarak yetiştireceğiz.
Hava Şartları Oyun Bozan Olmasın
Şimdi şunu hayal et: Zeytin ağaçları arasında, İzmir Ödemiş'teki
Hayal Tadında Kamp 'ta pırıl pırıl bir sabah, kahvaltı için közde sucuk pişirirken birden gökyüzü kararır, rüzgâr uğuldamaya başlar. Toprak ana bir anda ağlamaya başladığında, o çamurun kokusunu hissettiğimizde, iyi bir hazırlığın ne demek olduğunu anlarız. Hava durumu uygulamalarına bakmak elbette önemli, ama doğanın kendi ritmi var ve bazen o ritim hiç de tahmin ettiğimiz gibi olmaz. O yüzden biz, her zaman bir adım önde olmayı severiz.
Rüzgâr, yağmur, ani sıcaklık düşüşleri… Bunlar kamp hayatının en bilindik sınavlarıdır. Çadırımızın rüzgâra karşı doğru konumlandırılması, fermuarların ve dikişlerin su geçirmezlik seviyesi, uyku tulumumuzun konfor derecesi, hepsi kriz anında birer kahramana dönüşebilir.
Çadırınızı kurarken, ana rüzgâr yönünü tespit edip, çadırın en dar yüzeyini rüzgâra verecek şekilde konumlandırmak, o gece çadırın içinde fırtınanın sesini bir ninni gibi dinlemenizi sağlar. Ayrıca, olası bir sel riskine karşı dere yataklarından ve su birikintisi olabilecek çukur alanlardan en az 15-20 metre uzak durmak, bizim için vazgeçilmez bir kuraldır.
Rüzgârlı havalarda yakıt tüketimi normalden
%30'a kadar artabilir ; bu nedenle rüzgârlık kullanmak hem yakıt tasarrufu sağlar hem de yemeğinizin daha hızlı pişmesine yardımcı olur. Rakım yükseldikçe hava basıncı düşer, suyun kaynama noktası alçalır. Örneğin, 2000 metre rakımda su yaklaşık 93°C'de kaynar. Bu da demektir ki, yemekleriniz daha uzun sürede pişer ve daha fazla yakıt harcarsınız. Yanınızda mutlaka yeterli miktarda gaz kartuşu veya yakıt bulundurmak, kamp ateşini kontrol altında tutmak, bizim olmazsa olmazımızdır.
*
Dayanıklı Çadır : Minimum 3 mevsimlik, su sütunu (mm/PU) en az 2000 olan bir çadır.
*
Su Geçirmez Tente/Branda: Çadırın üzerine ekstra koruma katmanı olarak serilebilir, yağmuru ve güneşi engeller.
*
Yedek Kazık ve Gergi İpleri: Rüzgârda çadırı sabitlemek için kritik. Özellikle sağlam alüminyum veya çelik kazıklar.
*
Uyku Tulumu: Kamp yapacağınız bölgenin en düşük beklenen sıcaklığına göre en az 5°C daha düşük konfor derecesine sahip bir tulum. Örneğin, 0°C beklenen bir yerde -5°C konfor dereceli tulum.
*
İzolasyon Matı: Yere serilen mat, yerden gelen soğuğu keser ve uyku tulumunun performansını artırır. R değeri en az 3 olmalı.
*
Su Geçirmez Kıyafetler: Yağmurluk ve pantolon, tercihen Gore-Tex veya benzeri nefes alabilen kumaşlardan.
*
Kışlık Bere ve Eldiven: Ani sıcaklık düşüşlerine karşı baş ve el koruması.
Minik Aksilikler, Büyük Huzursuzluklar
Kaş 'ın o eşsiz Büyük Çakıl Plajı'na 60 metre mesafedeki
Kaş Harnup Camping 'te, yıldızların altında çay demlerken ocağın tıkanması, ya da bir patika yürüyüşünde ayakkabının tabanının aniden ayrılması… Bu "minik" aksilikler, bazen koca bir keyfi baltalayabilir. Ama biz, bu tarz durumlar için cebimizde her zaman bir "çözüm yemeği" tarifi taşırız. Önceden düşünülmüş küçük bir tamir kiti, o anki gerilimi nasıl da tatlı bir maceraya dönüştürür, inanamazsın!
Kamp ekipmanlarımız bizim yoldaşımızdır, onlara iyi bakmak ve olası bir arızaya karşı hazırlıklı olmak önemlidir. Bir çadırın fermuarı bozulduğunda tüm konforumuz gidebilir, ya da fenerimiz pilsiz kaldığında karanlıkta kalabiliriz. İşte bu yüzden,
küçük ama işlevsel bir tamir çantası, her kampçının sırt çantasında olması gereken "sihirli baharat" gibidir. Yanımızda 5 gram civarı yapışkanlı yama bandı, ince bir tel, minik bir pense, 2-3 metre paraşüt ipi gibi malzemeler bulundurmak, birçok sorunu anında çözebilir. Bir de ocağımızın düzenli temizliği, tıkanma riskini en aza indirir. Bizim anneannem derdi ki: "Alet işler, el övünür; ama alet sağlam olursa işler!"
Navigasyon cihazının pilinin bitmesi veya haritanın kaybolması gibi durumlar için
yedek bir pusula ve detaylı bir harita bulundurmak, eski usul ama en güvenilir çözümdür. Ayrıca, telefonunuzda çevrimdışı haritalar yüklemek ve bir powerbank ile yedeklemek, modern dünyanın getirdiği bir "hile"dir.
Kozluyalı Glamping 'de, deniz kenarında glamping deneyimi yaşarken telefonunuzun şarjı bitse, o muhteşem gün batımının fotoğrafını çekememek büyük hüsran olurdu, değil mi? İşte bu yüzden, her zaman bir yedek planımız olmalı.
*
Çok Amaçlı Çakı/Pense: Leatherman veya benzeri bir markanın, tornavida, bıçak, konserve açacağı gibi fonksiyonları olan modeli.
*
Yapışkanlı Tamir Yamaları: Çadır veya mat deliklerini anında kapatmak için. (Örn: Tenacious Tape)
*
Koli Bandı/Elektrik Bandı: 5 metre uzunluğunda, birçok tamirat için kurtarıcı.
*
Kablo Bağı (Cırt Kelepçe): 10 adet farklı boylarda, geçici sabitlemeler için.
*
Yedek Piller: Kafa lambası, fener ve diğer elektronik cihazlar için.
*
Dikiş Kiti: İğne, iplik (kalın ve ince), birkaç tane düğme.
*
Küçük Bir Makas: İp kesmek, bandaj hazırlamak için.
*
Harita ve Pusula: Dijital cihazların yedeği olarak. Harita su geçirmez olmalı.
Açlık ve Susuzlukla Dans
Dağ havasında insanın iştahı nasıl da açılır, değil mi? Öyle ki, bazen yola çıkarken "bu kadarı yeter" dediğimiz erzaklar, birkaç gün sonra "aa, bu da mı bitmiş?" diye bizi şaşırtabilir. Susuzluk ise apayrı bir konu. Çeşme başından ayrılırken doldurduğumuz sular, bazen hiç ummadığımız bir anda tükeniverir. Bizim mutfakta da böyledir; bir yemeğin tuzu az gelirse tadı kaçar, suyu yetersiz kalırsa dibine yapışır. Kamp, o "daha fazla"yı düşünme sanatıdır.
Acil durumlar için mutlaka
yedek, besleyici ve kolay taşınabilir gıdalar bulundurmalıyız. Enerji barları, kuruyemiş karışımları, kuru meyveler gibi yüksek kalorili ve az yer kaplayan atıştırmalıklar, beklenmedik gecikmelerde hayat kurtarır. Evde hazırlayıp, kendi ellerimizle marine ettiğimiz kurutulmuş etler (jerky) veya sebzeler, hem yerden tasarruf ettirir hem de kriz anında bize adeta bir şölen yaşatır. Bu, benim anneannemden öğrendiğim bir "hile"dir; o, kışlık erzakları hep bu incelikle hazırlardı.
Su, hayat demektir. Özellikle kamp yaparken, su kaynaklarının güvenilirliğinden emin olamayız. Bu yüzden,
yanımızda mutlaka bir su filtresi veya su arıtma tabletleri taşımak gerekir. Örneğin, bir Sawyer Mini Su Filtresi, 0.1 mikron filtreleme özelliği ile 100.000 galona kadar suyu arıtabilir. Bu tarz bir filtre, çeşme bulamasanız bile dere veya göl suyunu içilebilir hale getirerek susuzluk krizini bertaraf eder. Bir de tabii, en az 2 litrelik bir su matarası her zaman dolu olmalı. Yüksek rakımlarda dehidrasyon riski artar, bu yüzden
normalden daha fazla su tüketmeye özen gösterin.
*
Enerji Barları: 5-6 adet, farklı markalardan (yaklaşık 200 kalori/bar).
*
Kuruyemiş Karışımı: 250 gram, badem, fındık, kuru üzüm gibi karışık.
*
Kuru Meyveler: 200 gram, kayısı, incir, erik gibi.
*
Kurutulmuş Et (Jerky): 100 gram, yüksek proteinli ve dayanıklı.
*
Su Filtresi/Arıtma Tabletleri: MSR, Sawyer gibi markalardan.
*
Yedek Su Matarası: En az 1 litre kapasiteli, sert plastik veya metal.
*
Küçük Bir Tuz Paketi: Elektrolit dengesi için, özellikle sıcak havalarda.
İlk Yardım ve İletişim: Kriz Anında İlk Adımlar
Bazen küçük bir kesik, bazen bir burkulma, bazen de hiç beklemediğimiz bir alerjik reaksiyon… Doğanın içinde yaşarken, vücudumuzun verdiği tepkiler bizim için birer işaret fişeğidir. Tıpkı bir yemeğin içine yanlışlıkla fazla acı biber attığımızda, tadı dengelemek için hemen yoğurda veya ekmeğe uzanmamız gibi, kriz anında da doğru ilk yardım malzemelerine uzanmak, büyük bir fark yaratır. Ve tabii ki, o anlarda dış dünya ile bağlantımızı koparmamak, en büyük güvencemizdir.
Her kampçı, temel ilk yardım bilgilerine sahip olmalı ve eksiksiz bir ilk yardım çantası taşımalıdır. Bu çanta, basit yaralanmalardan daha ciddi durumlara kadar müdahale edebilecek şekilde hazırlanmalıdır.
Çantadaki her bir malzemenin ne işe yaradığını bilmek, panik anında doğru kararı vermenizi sağlar. Örneğin, 10 cm x 10 cm boyutunda 5 adet steril gazlı bez, 2 adet elastik bandaj, antiseptik solüsyon, farklı boyutlarda yara bantları ve
ağrı kesiciler vazgeçilmezdir. Bir de tabii, kişisel ilaçlarımız varsa, onların yedeklerini de mutlaka çantaya ekliyoruz.
İletişim, kriz anında altın değerindedir. Telefonunuzun çekmediği noktalarda, uydu telefonu veya kişisel konum belirleyici (PLB/SPOT device) gibi cihazlar, adeta bir can simididir. Yola çıkmadan önce
rota bilgilerinizi ve tahmini dönüş saatinizi güvendiğiniz birine bildirmek, bizim için bir gelenek gibidir. Ani bir durumda sizi bulmaları çok daha kolay olur. Ayrıca, tam şarjlı bir powerbank ve yedek bir iletişim cihazı bulundurmak, teknolojinin bize sunduğu en değerli "hile"lerden biridir.
*
Steril Gazlı Bezler: 5 adet (10x10 cm), yaraları temizlemek ve kapatmak için.
*
Elastik Bandaj: 2 adet (5cm ve 7.5cm genişliğinde), burkulma ve gerilmelerde destek.
*
Antiseptik Solüsyon: 50 ml, yaraları dezenfekte etmek için.
*
Yara Bantları: Farklı boyutlarda 10-15 adet.
*
Ağrı Kesici/Ateş Düşürücü: Parasetamol veya ibuprofen içeren tabletler.
*
Alerji İlacı: Kişisel alerjileriniz varsa.
*
Cımbız ve Dezenfekte Edilmiş İğne: Kıymık veya diken çıkarmak için.
*
Güneş Kremi ve Böcek Kovucu: Doğanın etkilerinden korunmak için.
*
Uydu Telefonu/PLB: Şebeke dışı alanlar için acil iletişim aracı.
*
Powerbank: En az 10.000 mAh kapasiteli, tam şarjlı.
*
Islak Mendil ve El Dezenfektanı: Hijyen için.
Kamp krizlerine hazırlıklı olmak, aslında doğanın bize sunduğu o eşsiz güzellikleri daha derinden, daha huzurlu bir şekilde yaşamanın anahtarıdır. Bizim için her zorluk, yeni bir öğrenme, yeni bir "tarif" keşfetme fırsatıdır. Bir sonraki maceranızda, tüm bu hazırlıkları yanınızda taşıyarak,
rüzgârın sesiyle dans eden çadırınızda sıcacık bir çayınızı yudumlayın. Unutmayın, en iyi kamp hikayeleri, beklenmedik durumların üstesinden geldiğinizde başlar. Şimdi o sırt çantasını daha bilinçli bir şekilde hazırlama ve maceraya atılma zamanı! Belki bir dahaki sefere, o güzelim çadırınızda, güneşin doğuşunu izlerken, "iyi ki hazırlıklıydım!" dersiniz ve işte o an, o lezzetli zaferin tadını çıkarırsınız.
Kamp Krizlerine Hazır Ol - Görsel 1