Denizden gelen o tatlı meltem birden kesildi mi hiç? Hani ağaçtaki yapraklar bile kıpırdamaz, hava ağırlaşır ya, sanki doğa nefesini tutmuş gibi. İşte tam öyle bir yaz günüydü, ben de Fethiye 'nin o meşhur koylarından Leb-i Derya Aksazlar 'da kamp yapıyordum. Her şey o kadar sakindi ki, insan içindeki en ufak bir fısıltıyı bile duyabilirdi. Ama biliyordum, bu sessizlik bir fırtınanın habercisiydi, resmen her hücremle hissediyordum. O an bir gerilim çökmüştü üzerime, sanki doğa bana bir şeyler fısıldıyordu.
Yaz kampı dendi mi akla hep güneş, masmavi deniz, yıldızların altında uyku gelir, değil mi? Ama biz kampçılar için, özellikle Türkiye coğrafyasında, yaz demek aynı zamanda ani bastıran fırtınalar, şiddetli rüzgarlar ve bardaktan boşanırcasına yağmurlar demek. Ben de kaç kez tecrübe ettim, bir anda her şey tersine dönebiliyor, çadırın direkleri eğilebiliyor, eşyaların uçuşabiliyor. İşte tam da bu yüzden, o güzelim kamp hayallerinin kabusa dönmemesi için, fırtınaya hazırlıklı olmak şart .
Bu rehberde sana, o beklenmedik yaz fırtınalarından nasıl korunacağını, çadırını nasıl güçlendireceğini ve o an geldiğinde neler yapman gerektiğini kendi yaşadıklarımdan süzerek anlatacağım. Yani, bir sonraki kamp çantanı hazırlarken bu maddelere bir göz at, vallahi pişman olmazsın. Hadi gel, kamp fırtına güvenliği meselesini yakından inceleyelim.
Yaz Fırtınaları: O Küçük Çiçekler Değil, Bir Fırtına Kapıda mı?
Hatırlıyorum, bir keresinde Çıralı'da portakal ağaçlarının arasında, Zakkum Bungalow'da kalırken, hava durumu ılımandı. Güneş pırıl pırıldı, sıcaklık yaklaşık 30 derece. Ama öğleden sonra bir bulut kümesi belirdi gökyüzünde, sanki bir el karakalemle çizmiş gibi. Ve sonra, resmen 20 dakika içinde, her yer zifiri karanlık oldu, rüzgar saatte 70 km'ye kadar çıktı. Cidden, bir anda neye uğradımı şaşırmıştım. Türkiye'de yaz fırtınaları, özellikle dağlık ve kıyı bölgelerinde, böyle aniden çıkabiliyor, bir de üstüne şiddetli yağmur eklenince durum iyice karmaşıklaşıyor.
Peki, bu fırtınalar neden bu kadar hızlı ve sert geliyor dersin? Aslında basit. Yazın yüksek sıcaklıklar, denizden gelen nemli hava ile birleşince aniden yükseliyor, bulutlar hızla gelişiyor. Özellikle kıyı şeridinde veya yüksek dağlık alanlarda, mesela Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde, bu durumla çok sık karşılaşabiliyoruz. İşte bu yüzden, yaz kampı yaparken havanın "güzel" olması, her şeyin yolunda gideceği anlamına gelmiyor. O anki sıcaklık 35 derece olsa bile, ufukta beliren o kara bulutlara dikkat etmek lazım.
Benim tecrübelerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: Yaz fırtınaları, kış fırtınalarından daha az ciddiye alınır ama aslında çok daha sinsi olabilir. Bir çadırın direklerinin fırtınada nasıl esnediğini, rüzgarın çadırı neredeyse yerden kaldırdığını gördüğümde anladım ki, hazırlık çok önemli. Hani o rahatlık hissi var ya, işte o bazen başımıza iş açabiliyor. Bu yüzden, hava durumu takibi ve doğru kamp yeri seçimi, işin %50'si bile diyebilirim.
Fırtına Kapıyı Çalmadan: Doğru Yer, Doğru Zaman
Kamp planı yaparken en sevdiğim şeylerden biri, hava durumuna bakmak. Ama öyle “güneşli” yazan klasik uygulamalara değil, daha detaylı olanlara bakarım. Mesela Windy.com gibi platformlardan rüzgar yönünü, hızını ve yağış ihtimalini 3-4 gün öncesinden kontrol etmek benim için vazgeçilmez. Özellikle rüzgar hızının saatte 30 km'nin üzerine çıkma ihtimali varsa, alarm zilleri çalmaya başlar.
Kamp alanı seçimi ise fırtınaya karşı atacağın ilk ve en önemli adım. Sakın dere yataklarına, sel basma riski olan bölgelere ya da tam tepelere, rüzgarı direkt alacak açık alanlara çadır kurma. Vallahi başın ağrır. Bir keresinde Rüzgar Camping & Restaurant 'ta kalırken, rüzgar genelde kuzeyden esiyordu. Ben de çadırımı rüzgarın geliş yönüne göre değil, arkamı tepeye vererek, ağaçların biraz korunaklı olduğu bir noktaya kurmuştum. Rüzgarın hızı saatte 40 km'ye çıktığında bile çadırım pek sallanmamıştı.
Ayrıca, yüksek ağaçların altına çadır kurmak da riskli. Yıldırım düşme veya ağaç dalı kopma ihtimali her zaman var. Mümkünse çadırını, rüzgarı kesecek doğal engellerin (büyük kayalar, alçak çalılıklar) ardına, ama onlardan biraz uzağa kur. En ideali, bir tepe yamacının rüzgar almayan tarafında, hafif eğimli bir alandır ki su birikintisi de oluşmasın. Mesela, Çanakkale Assos 'taki Rüzgar Camping'de rüzgar genelde kuzeyden eser, buna dikkat edip uygun bir yer bulmaya çalışırım.
Yaz Kampında Fırtına - Görsel 1
Çadırını Kaya Gibi Sağlam Yapmak: Rüzgara Kafa Tutmanın Yolları
Çadırı sadece kurmak yetmez, onu fırtınaya hazırlamak bambaşka bir şey. Ben Decathlon'dan aldığım Quechua 2 Seconds çadırımı bile her zaman 9 adet çelik kazıkla sağlamlarım . Yanında gelen alüminyum kazıklara asla güvenmem, en ufak sert zeminde yamulabiliyorlar. Eğer zeminde kaya varsa, kayaların arasına sıkıştırılmış sağlam ipler kullanırım. Ayrıca, çadırın tüm gergi iplerini, ama gerçekten tümünü, gergin ve doğru açılarla yere sabitlemek kritik.
Bir de şu var: Çadırın direklerinin stabilitesi. Eğer çadırın çok rüzgar alan bir modelse veya direkleri inceyse, yanına yedek direk almayı düşünebilirsin. Bazı kampçılar, şiddetli fırtınalarda direklerin içine fazladan destek çubukları koyarak çadırı güçlendirir. Özellikle köşelerden ve rüzgarın geldiği yöne bakan kısımlardan ekstra gergi ipleriyle takviye yapmak, çadırının ömrünü uzatır. Ben mesela, bir MSR çadırımın direklerini, 60 km/s rüzgarda bile esnemesini en aza indirmek için özel olarak alüminyum bantlarla sardığımı bilirim.
Çadırının alt zemin örtüsünü (groundsheet) de unutma. Bu sadece zeminden gelen soğuğu kesmekle kalmaz, aynı zamanda yağmur sularının çadırının altına sızmasını da engeller. Unutma, bu örtünün çadırın dış tenteden taşmaması gerekiyor, yoksa su direkt çadırın altına girer. Çadırın girişini ve havalandırma deliklerini rüzgara göre ayarlamak da önemli. Rüzgarı direkt içeri almamalı, ama içerideki nemi de dışarı atabilmeli. Bu dengeyi kurmak, kamp fırtına güvenliği için altın kuraldır.
Fırtına Bastırdığında: Çadırda Sakin Kalma Sanatı
Fırtına bastırdığında, yapılacak ilk şey çadırın içinde kalmak ve dışarıdaki tehlikelerden uzak durmak. Dışarıda uçuşan dallar, eşyalar veya yıldırım gibi riskler her zaman var. Çadırının fermuarlarını sıkıca kapat ve havalandırma deliklerini, rüzgarın yönüne göre ayarlayarak içeri su girmesini engelle. Bir keresinde şiddetli bir sağanakta, çadırımın su tahliye kanallarını açmıştım, böylece yaklaşık 2 saat süren yağmurda su birikintisi olmamıştı.
Çadırının içindeki tüm sırt çantalarını ve ekipmanları yere yakın tutarım, böylece hem ağırlık merkezi alçalır hem de uçuşmazlar. Elektronik eşyalarını, kıyafetlerini ve uyku tulumunu su geçirmez kuru çantalara veya poşetlere koy. Çünkü çadır ne kadar iyi olursa olsun, uzun süreli ve şiddetli yağışlarda nem içeri sızabilir. Küçük bir Nemo uyku tulumum var benim, onu her zaman su geçirmez bir torbaya koyarım, ne olur ne olmaz.
O anı sakin atlatmak için zihnini meşgul etmelisin. Kitap oku, müzik dinle (kulaklık takarak, dışarıdaki sesleri bir nebze kesmek iyi gelir), hatta yanındaki arkadaşınla sohbet et. Paniklemek, durumu daha da kötüleştirmekten başka işe yaramaz. Unutma, çadırın doğru kurulduysa, seni koruyacaktır. Bu anlar, doğanın gücünü hatırlatan anlar olur, cidden. Bazen sadece beklemek ve dinlemek gerekir.
Islanmak Yok, Üşümek Yok: Ekipman ve Senin İçin Koruma Kalkanları
Fırtınalarda en büyük sorunlardan biri ıslanmak ve sonra üşümek. Vücut ısısı düşünce, kamp keyfi resmen kabusa döner. Bu yüzden, su geçirmez bir dış katman mont ve pantolon sırt çantamda her zaman hazır bulunur. Gore-Tex gibi nefes alabilen ama su geçirmeyen malzemeler burada hayat kurtarıcıdır. Şiddetli bir fırtınada dışarı çıkmak zorunda kalırsan, bu kıyafetler seni kuru tutar. Ben bir keresinde, hava sıcaklığı 15 dereceye düşen bir yaz fırtınasında, bu sayede hipotermiden korunmuştum.
Yedek kıyafetlerini, özellikle de iç çamaşırı ve çoraplarını, su geçirmez çantalarda saklamak çok önemli. Islak kıyafetlerle uyumak, ertesi gün hasta olmaya davetiye çıkarmak demektir. Bir de elektronik eşyaların var. Telefonumu ve powerbank'imi su geçirmez MSR kuru çantalara koyarım, biliyorsun 5 metre suya dayanıklılar. Böylece ne kadar şiddetli yağmur yağarsa yağsın, iletişimim ve şarjım güvende olur. Ayrıca, kafa fenerini de unutma; fırtınada elektrikler kesilebilir veya hava karardığında görüş mesafesi çok düşer.
Ayakkabıların da su geçirmez olmalı. Botların içine su girerse, ayakların ıslanır ve üşür, bu da hiç hoş olmaz. Bir çift yedek ayakkabı veya sandalet de bulundurmak iyi bir fikir. Fırtına dindikten sonra ıslak ayakkabılarını havalandırabilirsin. Ayrıca, yiyeceklerini ve içeceklerini de kapalı kaplarda veya su geçirmez poşetlerde tutmalısın ki nemden etkilenmesinler. Böylece keyfin de bozulmaz, enerji seviyen de düşmez.
Yıldırım Düşerse: O Anda Ne Yapmalı, Nereden Uzak Durmalı?
Yaz fırtınalarının en tehlikeli yanlarından biri de yıldırım. Bir keresinde Antalya 'nın Çıralı Zakkum Bungalow yakınlarında yıldırım düştüğünde, o sesi ve ışığı hiç unutmadım. Tam o anda, ben de alçak çalılıkların arasına çömelmiştim. Yıldırım tehlikesi varsa, ağaçlardan, metal direklerden, su kütlelerinden ve yüksek noktalardan uzak durmak gerekiyor. Ağaçtan en az 20 metre uzakta olmak, hayat kurtarıcı olabilir, cidden.
Eğer açık alandaysan ve sığınacak bir yer bulamıyorsan, yere yakın, mümkünse dizlerini karnına çekip, ayaklarını birleştirerek çömelmelisin. Bu, toprağa temas eden yüzeyini azaltır ve bir yıldırım düşmesi durumunda elektrik akımının vücudundan geçme riskini düşürür. Asla yere yatma, çünkü bu, toprağa temas eden yüzeyini artırır. Eğer grupsanız, birbirinden ayrı durun; kimse birbirine dokunmasın. Aranızda en az 5-6 metre mesafe olsun.
Çadırının içinde olmak, yıldırımdan tamamen korunduğun anlamına gelmez. Eğer çadırın metal direkli ise ve çevrende yüksek ağaçlar veya sivri tepeler varsa, risk altında olabilirsin. Bu yüzden, fırtına öncesinde çevreyi iyi gözlemlemek, potansiyel tehlikeleri önceden belirlemek ve mümkünse kamp yerini değiştirmek en mantıklısı. Hani o sessizliği hissettiğimde, çevremdeki risk faktörlerini hızlıca tarardım, bu bir alışkanlık oldu bende.
Fırtına Dindikten Sonra: Hasar Tespiti ve Toparlanma Rehberi
Fırtına dindiğinde, hemen çadırdan dışarı fırlama. Önce bir bekle, rüzgarın tamamen sakinleştiğinden, yağmurun durduğundan emin ol. Hava berraklaştığında ve güneş tekrar yüzünü gösterdiğinde, çadırından çıkıp etrafı kontrol et. Benim ilk baktığım yer her zaman çadırımın gergi ipleri ve kazıklarıdır. Rüzgar birçoğunu gevşetmiş, hatta bazılarını yerinden çıkarmış olabilir. Bir Quechua çadırda bile ufak yırtıklar oluşabiliyor, bu yüzden çadırının dış tentesini ve zeminini dikkatlice kontrol etmelisin .
Islanan eşyalarını hemen dışarı çıkarıp havalandır. Özellikle uyku tulumu ve kıyafetler neme doyduysa, küflenmemeleri için mutlaka kurutulmaları gerekir. Yağmur dindikten sonra yaklaşık 3 saat boyunca tüm eşyalarımı havalandırdım, hatta güneşin altında serdim. Unutma, ıslak veya nemli ekipmanı çantana koyarsan, bir sonraki kullanımında seni kötü sürprizler bekleyebilir. Çadırın da içten ve dıştan iyice kuruduğundan emin ol, öyle topla.
Çevreni de kontrol etmelisin. Rüzgarın etkisiyle etrafa yayılan çöplerin veya kırılan dalların olup olmadığına bak. Doğaya saygı her zaman önceliğimiz, değil mi? Kendi çöplerini topla, hatta etrafta başkalarının bıraktıklarını da imkanın varsa toplayıp götür. Böyle bir fırtına sonrası kamp alanını tertemiz bırakmak, aslında o doğaya teşekkür etmenin en güzel yoludur. Ve bir sonraki kamp macerana hazırlık için, hangi ekipmanının yetersiz kaldığını veya neyi daha iyi yapabileceğini not almayı unutma. Vallahi tecrübe konuşur, ders çıkarılır.
Bir kamp macerası, her zaman beklendiği gibi gitmeyebilir, evet. Ama bu, tecrübe kazanmak, doğayı daha iyi tanımak ve en önemlisi, kendini ve ekipmanını korumayı öğrenmek için harika bir fırsat. O Leb-i Derya Aksazlar'daki sessizliğin ardından gelen fırtınadan sonra anladım ki, hazırlıklı olmak, maceranın tadını çıkarmanın en iyi yolu. Bir sonraki yaz kampı fırtına deneyimin için aklının bir köşesinde olsun bu dediklerim. Hadi, rotanı çiz, ekipmanını hazırla ve bu bilgilerle yola çık. Kampyeri.org'daki güncel kamp yeri ilanlarına göz atmayı da unutma, orada sana uygun birçok yer bulabilirsin!